21 Şubat 2012 Salı

Gidiyorum

mutluluk dedikleri hayatın nüktesiymiş
tövbeleri dilime çakıp da gidiyorum
ayrılık; yaşar iken yüreğin sektesiymiş
geceye kasvet gibi çöküp de gidiyorum


meğer hepsi yalanmış, vefa dolu bakışın
zemheri saatlerde kollarıma akışın
masum bir ihtirasla bedenimi yakışın
gözümden son bulutu döküp de gidiyorum


metruk gecelerimde, dilsiz hezeyanımda
üryan mırıltılarda, kadere isyanımda
her secdemde duaydın, sen vardın dört yanımda
içimdeki mabedi yıkıp da gidiyorum


suçu yok takvimlerin, ayların, mevsimlerin
dile gelse konuşsa mektubun, resimlerin
hicap duyuyor sana verdiğim isimlerin
sen kokan günlerimi yakıp da gidiyorum


ister "kader, yazgı" de, istersen masal olsun
hükümranlığın bende ebediyen son bulsun
pişmanlığın izleri yer ile yeksan kalsın
kabaran yumruğumu sıkıp da gidiyorum


yağmur olup yağsan da iflah olmaz ardağın
yıkılmış tahtırevan, diken dolu çardağın
kıble sanıp döndüğüm iki yalan dudağın
lekesini alnımdan söküp de gidiyorum


Şafak Yolcu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder