15 Şubat 2014 Cumartesi

facebuk

Ayşe’ye layk, Ahmet’i dürt
Sosyal sosyal gaynaşıyom
Yatamam,  saat daha dört!
Facebukta paylaşıyom

Denizde taş sektirirken
Kafama saç ektirirken
Emarımı çektirirken
Facebukta paylaşıyom

Takipçi mi? Olur, tabi
Ekol olup çıktım gibi
Biraz Türkçe, az ecnebi
Facebukta paylaşıyom

Turşunun suyu azalmış
Ön bahçede sıçan ölmüş
Ankara’dan dayım gelmiş
Facebukta paylaşıyom

Profil resmi on yıllık
Hep artiz dolmuş ortalık
Ahan kışlık, ahan yazlık
Facebukta paylaşıyom

Etkinliğe davet aldım
Bodoslamasına daldım
Ceryan gitti, öksüz kaldım
Facebukta paylaşıyom

Tuvalette yer imi koy
Gün yetmiyor, oy babam oy!
Patladın mı, az bekle bey!
Facebukta paylaşıyom!

Şimdilik bana müsaade
Kek bekliyor tencerede
Size söz; kabarır ise
Facebukta paylaşıyom!


Şafak Yolcu 













10 Şubat 2014 Pazartesi

bir şarkı üzerine..

ve ansızın kapılır gidersiniz, daha önce hiç duymadığınız bir şarkının ezgisine.. göç eden tüm duygularınız geri dönmeye başlar, en tenha koyaklardan.. oysa en ufak bir tını bile yoktur şarkıya dair belleğinizde.. ne bir vuslat ne de bir veda canlanır gözünüzde.. sadece bir zamanlar müptelası olduğunuz bir çift el tarafından saplanmış ve asırlardır hareketsiz duran bir hançer yeniden kımıldamaya başlar en derininizde..

oysa kendinizi bile inandırmışsınızdır “keşke”lerinizin “ama”larınıza günün sonunda hep yenik düştüğüne.. çünkü daha önce her cephede gözleri bağlı savaşmış ve her seferinde mağlup terk etmiştir savaş alanını “keşke”leriniz.. eski bir döküm sobada küllerini bile tekrar tekrar yakmışsınızdır verilen tüm sözlerin, tövbeleri nakşederken dilinize.. çoktan taşlamışsınızdır bir zamanlar mabediniz olan gözleri, hüsran ertesi ellerinizle.. sonra o ela gözler gelir, karanlık odanızın tavanına bağdaş kurar yine..

yerçekimini reddeder gibi reddedersiniz bir zamanlar onu sevdiğinizi.. kim bilir, ağzınızı dayayıp ağzına, kaç elveda silmişsinizdir dudaklarından.. o ki nice kereler kasten ve isteyerek vurmuştur sadakati tam alnının çatından.. ve siz rus ruleti oynamışsınızdır bir şakaktan bir şakağa, gecelerin fecrinde.. ne onu ne de yokluğunu vurmayı başarmışsınızdır.. adı artık zehir, mazi zifiri bir mirastır size..

yine de ansızın kapılır gidersiniz, daha önce hiç duymadığınız bir şarkının ezgisine.. tek bir cümle dökülür dudaklarınızdan;

yine doğrultsa namluyu, ölürdüm yine..