işte yine o bildik sancıları peydahlıyor gece
yine düştü gözlerin göz bebeklerime
sarı bir yalnızlık bürüyor içimi
bilinçsizce sıkıyorum hasret tüten ellerimi
dışarısı mehtaplı bir lacivert sessizliği
inan bana sevgili,
sensiz geçen her saniye
bir kitaba orta yerinden başlamak gibi...
bir sigara sarıyorum geceye
gökyüzüne bakıyorum, gökyüzüne bakıyorsun
sokağını görüyorum, sokağımı görüyorsun
gözlerin oluyorum, gözlerim oluyorsun
ve aklımdan hiç çıkmıyorsun...
bir gelsen, bir gelsem...
bitecek bu hallerim,
bu müptela nöbetlerim, bu paslı nefeslerim
ikincisine kavuşacak ayaklarım, ellerim
bir gelsen, bir gelsem...
caddelerde haykıracak tek celselik beraatim
kimliğini giyecek yeniden şu ruhsuz tenim
bildiğin gibi değil sevgili
böyle anlarda sana kurulmuş bir saat gibiyim...
gençliğimi indiriyorum usulca
tozlu tavan arasından
yıllara sövüyorum, seni saklayan
haritalara kızıyorum, bizi parçalayan
derken, bir karanfil bırakıyorsun avuçlarıma
mevsimlerce uzağımdan...
bir gelsem, bir gelsen
sessizliğim dönecek gittiği sürgünlerden
bir gelsem, bir gelsen
bir sağanak boşalacak ertelediğim gülüşlerden,
bir gelsem, bir gelsen!
ayrılığı sileceğim eylüllerden...
Şafak Yolcu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder